Erzincan Bayan Masör-Masör Bayan Ece

Erzincan Bayan Masör-Masör Bayan Ece

Erzincan Bayan Masör-Masör Bayan Ece Fakat hikayede hayvanların yer alması savcıları çok hırçınlaştırdı. Krafft çiftliğinde tuttuğu keçiler ve keçilere bakan köylüyü ziyaret edip etmediği hakkında sorguya çekilirken onlarca kere işkenceye uğradı. Ağır işkence altındayken hayvanlarla ilişkiye girdiğini reddettiği için hayatı kurtuldu. Keçilerle seks yaptığını kabul etseydi, muhtemelen infaz edilirdi. Bunun yerine şehrin çıkış kapısına gdolayıldü ve orada kendisine tekrar asla geri dönmemesi söylendi. Dindarlık hevesi, Cenevre’deki yetkilileri livata yapanlara karşı tetikte olmaya itti. 1450’den 1540’a kadar, John Calvin şehirde Protestan teokrasiyi kurmadan önce malum bir tek altı livata davası vardı.

Calvin’den sonraki 125 yıl içinde altmış dava görüldü ve bu davaların yarısı hükümlüleri yakma, kafalarını kesme, asma veya suda boğma cezalarıyla sonuçlandı. Cenevre mahkemeleri lezbiyenleri de infaz etti. 1568’de hem erkeklerle aynı zamanda kadınlarla sex meydana getirdiğinı gören bir kadın hakimlerce suda boğulma cezasına çarptırıldı. Hakimler hanımın itirafı karşısında öyle hayrete düştüler ki, infaz sırasında suçun kalabalığa anlatılmasına karşı çıktılar. Resmi yargı yalnız şunu beyan ediyordu: “Öylesine iğrenç, doğaya ters ve çirkin bir suç ki, yaratacağı dehşetten dolayı burada adını anmıyoruz.”

Erzincan Bayan Masör-Masör Bayan Ece

Erzincan Bayan Masör-Masör Bayan Ece zaman geçtikçe Cenevre’deki livata infazları hayvanlarla ilişkiyi içeren davalara odaklandı. Hayvanlarla seks yapmak İncil hükümlerinin ihlali olarak görülüyordu, özellikle işin içinde büyücülükle ilişkilendirilen keçiler varsa. Çoğu yasa hayvanlarla seksi suç sayıyordu ve bu yasalar katı bir şekilde uygulanıyordu. “Avrupa’da bu ahlaksızlıktan mahkum edilmiş sefil kimseleri yakılma cezasına çarptırmamış bir mahkeme bulmak zor olsa gerek, ” der Voltaire ve ekler: “Bir tek genç köylüler bu alçakça suçu işliyor ve… kendileri çiftleştikleri hayvanlardan pek de farklı değiller.” 1601’de Claudine de Culam isminde on altı yaşındaki bir Fransız kız, her ne kadar kendisi ateşli bir halde inkar etse de bir köpekle ilişkiye geçmekle suçlandı. Mahkeme gerçeği ortaya çıkarmak için yenilikçi bir yönteme başvurdu.

Kız ve köpek mahkeme salonunun bitişiğindeki bir odaya alındı ve bu odada Claudine’e elbisesini çıkarması söylendi. Kız elbisesini çıkarır çıkarmaz köpek üzerine atladı ve ilişkiye geçmeye yeltendi. “bizler engel olmasaydık muhtemelen ilişkiye geçecekti.” Hem kız bununla birlikte köpek boğulup yakıldı. Külleri “rüzgâra savruldu” ki geriye ne bir iz ne de suç kalsın. Hayvanların insan sevgilileriyle beraber infaz edilmesi yaygındı.